Bu kış çok güzel olacak
Bu kış çok güzel olacak, 03/11/2020 Salı
Bu kış çok güzel olacak diye bağırarak sessizliği bozmamdan önce Uğur Mumcu parkının Devlet Su işleri tarafında cam köprünün hemen yanındaki bankta oturmuş denizi, gökyüzünü bulutları ilerde sıralanan dağları ve manzaramızın içinden geçen insanları izliyorduk.
Bağırmamla birlikte daldığı derin uykudan uyanmış gibi kafasını hızla bana çevirdi hemen yanımda oturan Mahir.
Bu kış güzel mi olacak dedi.
Nazım'dan en sevdiğim alıntıyla cevap verdim . ''Evet güzel olacak yemekli vagonda rakı içeceğiz'' dedim gülümseyerek.
Sen iyi misin dedi belirgin bir Ankaralı şivesiyle 2020 yılındayız millet göktaşı mı uzaylılar mı önce gelecek onu tartışıyor sen kalkmış bu kış çok güzel olacak diyorsun. Ne içiyorsan aynısından bana da ver dedi. Gülüştük.
Anlatayım dinle öğren dedim.
Hadi bakalım nasıl olacakmış dedi.
Şu denizi görüyor musun, uçan kuşu, kafanı kaldır bak gökyüzüne bulutları görüyor musun, karşıda dağları, dağlarda ağaçları ve bir çok şeyi görüyor musun.
İşte bunların hepsi bizim için buradalar keyif almalıyız her andan öylede olsa böyle de olsa bu hayat bir gün bitecek yaşasak ta bitecek yaşamasak ta. Nasıl yaşadığımız kendi elimizde işte bu yüzden bu kış güzel olacak güzel yaşayacağız.
Kafasını çevirdi öylece yüzüme baktı elini alnıma koydu senin ateşin mi var dedi.
Tam o sırada; hemen yanı başımızda bir bağrış oldu, aslında ton ton diyebileceğimiz kısa boylu göbekli pos bıyıklı bir amca yeter artık iki kelime edemedik başımız şişti gürültüden diye bağırdı.
Bende o söyleyince fark ettim karşıdaki balıkçı kayığının motoru çalışıyordu.
Mavi beyaz kayığın içinde motorla uğraşan beyaz sakallı, beyaz saçlı ince uzun biri yavaşça doğruldu, bir müddet boş boş baktı sonra dayı sen ne diyorsun keyfimizden mi çalıştırıyoruz işimiz var herhalde rahatsız olduysan git başka yerde otur diye bağırdı.
Bunu duyan ton ton amca daha da hiddetlendi sesini biraz daha yükseltti başladılar uzaktan uzağa bağıra çağıra laf dalaşına.
Bak işte görüyor musun dedim, insanlar hiç olmadık sebepler yüzünden birbirlerine nasıl davranıyorlar hayatlarını nasılda zorlaştırıyorlar.
Görüyor musun şu çocuğu nasılda mutlu dünyayı anlamaya çalışıyor, meraklı gözlerle bakıyor etrafına diyerek mor takım eşofmanlı parlak altın yaldızlı ayakkabısıyla zıplaya zıplaya neşe içinde önümüzden geçen sarışın kız çocuğunu gösterdim.
O çocuğun yerinde olsam bende öyle olurdum dünya yansa umurum da olmazdı ama biz öyle miyiz bin bir türlü sıkıntıyla uğraşıyoruz İsviçre mi burası Türkiye'de yaşıyorsun unuttun galiba.
Hem ben bilmiyor muyum senin bu felsefeci ayaklarının sebebini iyi ki bir kız sevdin instagram felsefecisi iki gün sonra bittiğinde görürüm ben senin poliananı, çiçeklerini, böceklerini, kırkayaklarını,
Dedi baltalı ilah. İşin gücün baltalamak başka bir halta yarama zaten dedim.
Senin nursuz yüzünü göreceğime gidip şuradan iki bira alıp geleyim de içelim dedim kalktım.
Arkamdan bağırdı sigara da al.
Yorumlar
Yorum Gönder